AB’nin 8/9 Aralık zirvesinin ardından İngiltere’yle yaşanan kritik görüşmelere yönelik ayrıntılar açıklanıyor. Gelen bilgilere göre Londra’nın görüşme masasında ‘yalnız adam’ durumuna düşmesi yalnızca 10 dakika sürdü.
Avrupa Birliği’nin 8/9 Aralık zirvesi birçok açıdan tarihi bir etkinlik olarak kayda geçti. Bir açıdan bakıldığında toplantılarda hayatta kalıp kalmayacağı tartışılan para birimi Euro en azından şimdilik kurtulmuş oldu. Ancak zirve aynı zamanda da Avrupa Birliği’nin alışılmış ortaklık yapısıyla artık devam edemeyeceği anlaşıldı. Özellikle İngiltere’yle yaşanan yol ayrımı AB’nin ve gerekse Euro Bölgesi’nin geleceğine yönelik önemli işaretler verdi. Zirvenin ardından İngiltere ve diğer AB üyeleri arasında geçen kritik görüşmelere yönelik ayrıntılar da basına sızmaya başladı. Tartışmaların üst noktaya ulaştığı görüşmelerde hazır bulunan bir yetkilinin verdiği bilgilere göre İngiltere’nin görüşme masasında ‘yalnız adam’ durumuna düşmesi yalnızca 10 dakika sürdü. Yapılan açıklamaya tartışmaların hemen başında İngiltere Başbakanı David Cameron’un uzlaşmaz tutumu diğer AB üyelerini rahatsız etti. Bunun üzerine daha önce İngiltere tarafında görünen İsveç ve Macaristan gibi ülkeler peş peşe Merkel/Sarkozy cephesine geçmeye başladı.
Londra’nın blöfü AB’yi de zorlayacak
AB zirvesinde üstlendiği uzlaşmaz tutumu nedeniyle kendini bir anda izole edilmiş durumda bulan İngiltere Başbakanı David Cameron mevcut durumu avantajına çevirecek bir adım atamadı. Uzmanlar Londra’nın siyasi blöfünün beklenen sonucu vermediğine işaret ederek zirve sonrası sonuçların hem İngiltere hem de AB açısından zorlayıcı olacağını belirtiyor.
LONDRA İMTİYAZLI ORTAKLIĞA İLERLİYOR
Zirve sonrası yapılan yorumlara göre Euro Bölgesi içerisinde artık Almanya ve Fransa’nın ağırlığı iyice ortaya çıktı. Diğer üyeler kararlarında oy hakkına sahip olmakla birlikte bu oylarını Paris ve Berlin’den gelecek ‘tavsiyelere’ göre kullanacaklarının işaretini verdi. İngiltere için ise daha belirsiz bir gelecek bekleniyor. Uzmanlar Londra’nın mevcut siyasi duruşunun devam etmesi halinde İngiltere’nin AB üyesi olarak kalmasının giderek zorlaşacağını savunuyor. Yapılan yorumlara göre aynı İsviçre modelinde olduğu gibi Londra’nın AB’den ayrılarak imtiyazlı ortaklık benzeri bir yapıyla yoluna devam etmesi gündeme gelebilecek. Ancak sonuç her ne olursa olsun ne AB ne Euro Bölgesi ve ne de İngiltere, 8/9 Aralık zirvesinin ardından eskisi gibi olmayacak.